27 Mart 2013 Çarşamba

7x8=?

Pazar günü bir arkadaşımın kızı bizdeydi. Mutfakta ben yemek hazırlarken Arda ile oynuyorlar, bir yandan da hep beraber sohbet ediyoruz. Derin ilkokul 3. sınıfa gidiyor. Arda'ya birşeyler öğretmekten, ablalık taslamaktan müthiş keyif alıyor. :)
Rakamlı buzdolabı mıknatısları ile oynamaya başladılar ve Derin hemen matematik konusundaki engin bilgilerini Arda ile paylaşmaya başladı. Önce, Arda’ya basit toplama soruları sordu, çoğunun cevaplarını da kendi vererek Arda’ya işin mantığını anlatmaya çalıştı, sonra hızını alamayıp çarpma işlemlerine doğru daldı. Arda; “Ne diyo bu yeeaa?” şeklinde bakınırken, Derin bana: “Haydi sor bana, 6 kere 6 kaç eder, sor!” dedi. Sordum. Derin cevabı patlattı:
6 kere 6, 36, dedemin bıyığı yolda kaldıııı!."
Vaay Derin” dedim, “biz de aynı tekerlemeyle ezberlemiştik, demek sistem hala aynı şekilde işliyor”. Bu sefer, Derin bana “Ne diyo bu yeeaa?” diye bakınırken, muhabbetten sıkılan Arda’nın çekiştirmesi ile lego oynamaya, odaya gittiler. Mutfakta bir başıma kalınca anılarım canlandı...Çarpım tablosunun önüme konduğu an geldi aklıma, sırada oturuşum, karton tablo, benim tabloya aval aval bakışım, resim gibi net hafızamda. Her sayı grubun zemini farklı pastel renkte.

1' ler ne kolay hihihi, 2' ler fena değil, 3' ler idare eder, parmak hesabına uygun, 4' ler kazıkmış yahu!, 5' lerin mantığı çok basit, hemen ezberliyorum...6' lar ile başlıyorum olaydan kopmaya, 7' lerde al basıyor resmen...

Hiç bir mantığa uyduramayıp zihnime kazıyamıyorum bu tabloyu...Çok fena sıkılıyorum ve boş veriyorum..Karşıma her çarpma işlemi geldiğinde el, ayak parmağı, allah ne verdiyse hepsini sayarak yapıyorum hesapları. Hala da bilmiyorum çarpmayı..
Sorun, sorun bana 7x8 kaç eder...bilmem??!  (56 imiş, hesap makinesi sağolsun!)

Okul yıllarım pek parlak değildi girizgahtan anlaşılacağı üzere. İlkokul yıllarımı hatırladığım zaman karnıma hala bir ağrı saplanıyor. Eylül ayı gelip çattığında, televizyonda dönen okul önlükleri reklamının cıngılını duyduğumda hissettiğim karın ağrısının aynısı. Orta-Lise yılları arkadaşlarımı sevdiğim ama yine de asla dönmek istemeyeceğim yıllar olarak kaldı beynimde. Üniversite ise üniversite dışında her bir şeye benzemesine rağmen çok güzel hatırladığım bir dönem. Ne olursa olsun azıcık da olsa adam yerine konduğun, bazı kararları almakta hasbel kader bir hürriyetinin olduğu, küme çalışmasından hallice de olsa bir araştırma, grup çalışması filan yapabildiğin bir müesseseydi ve ben bayağı da eğlenmiştim :)

Zaman zaman oturup düşünmüşümdür, "neden okulu sevemedim, neden hep vasat hatta vasatın altında, ikmallik bir öğrenci oldum, hep ittire kaktıra okudum acaba" diye. Belki kendimi yargılamam gerekir önce ama ben hep sistemi suçladım, hala daha suçlamaya devam ediyorum.

Havuz problemleri, Dandanakan savaşı, düşmanın kanını nasıl da akıtışımız, kışlar soğuk ve kar yağışlı, yazlar kurak ve sıcak, 1071, Kutluklular, meydan muharebeleri, antlaşmalar...son anda hatmettiğim kitaplar..konular..sınav ertesinde bir halt hatırlamadığım tarihler, ganimetler...

İşte bütün bunları, öğrenciliğimi, onca ezberden sonra kırıntısı kalmamış "bilgi"ler karmaşasını düşününce tekrardan MONED'i neden kurduğumuzu, neden alternatif bir sistem aradığımızı bir kez daha anımsadım...

Her bireyin farklı olduğuna inandığımız için, çocuklarımızı tornadan çıkmış, aynılaştırılmış bireyler yahut sınavdan sınava koşan yarış atları olarak değil, araştırmak isteyen, sorgulayan, ezberlemek yerine deneyimleyerek öğrenen bireyler olarak yetiştirebilelim diye, var olan sisteme alternatif yaratabilmek amacıyla, çocuklarımıza bir Montessori okulu verebilmek için kuruldu MONED.

İlkokulumuzu kurma çalışmalarımız devam ederken, neden bu sistemi benimsediğimizi anlatabilmek için, Montessori'nin çocuğa ve eğitime bakışını tanıtabilmek için bir seminer düzenledik. 7 Nisan Pazar günü saat 11:30 da, Tunalı Otel'de 6-12 yaş AMI (Association Montessori Internationale) diplomalı Montessori öğretmeni Melek Çilingir, alternatif eğitim modeli olarak Montessoriyi anlatacak.

Seminer afişinde, ilk göz ağrımız Durukan'ın resmi var. Montessorinin ayrılmaz parçası olan hands on materials mantığında, boncuklarla matematik çalışıyor. Şimdi düşünüyorum da, çarpım işlemi önüme dandik bir kağıt parçası olarak değil de rengarenk boncuklar olarak gelseydi acaba 7x8 i öğrenirken bu kadar zorlanır mıydım?

;)

Seminere katılım için lütfen afiş üzerindeki irtibat numarasını arayarak rezervasyon yaptırın, Görüşmek üzere!!


www.moned.org

MONED Facebook sayfası: http://www.facebook.com/#!/pages/MONED/604005066282208



6 yorum:

BİYOLOJİK ANNE dedi ki...

Tam destek full destek!! Derinin anası Banu;)

Itır dedi ki...

Babunum, Derin bu yazının belkemiği, ilham kaynağı. Destek böyle olur işte! Babun-Derin forever! ;)

Benden Bizden dedi ki...

Tamamen katılıyorum. Her insanın öğrenme şekli farklı. Belki de siz dinleyerek değil, görerek ya da dokunarak öğrenebiliyorsunuz. Sistemi yapanlar da bunu biliyorlar bence ama kimse taşın altına elini koymak istemiyor. MONED'e tam destek benden. Umarım en kısa sürede böyle bir okul açılır Ankara'ya da.

Itır dedi ki...

Tesekkurler Benden Bizden, destekler cok kiymetli. ;)

Bahar dedi ki...

Ben rezervasyonumu yaptırdım. Bir aksilik çıkmazsa Pazar günü oradayım.

Itır dedi ki...

Cok sevindim Bahar, o zaman gorusmek, tanismak uzere ;)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...